15/9/2008 · Kategori: Hayat
Bu yazıyı muhtemelen bilgisayar başında okuyorsunuz. Bilgisayar masasında olacağınıza göre yakınlarınızda not defteri ve bir kalem olacaktır. Lütfen şimdi not defterini ve kaleminizi önünüze alın. Sonra da aşağıda belirttiğim terimlerin iletişimde ne kadar paya sahip olduğunu düşündüğünüzü yazın. (Direkt geçecek olanlar lütfen sağ üstten X butonuna tıklayarak sitemden çıksın.)
Seçilen söz: %?
Ses ve tonlama: %?
Beden dili: %?
______________________
Toplam: %100
Bu testi ilk gördüğümde söze %40, ses tonuna %30 ve beden diline ise %40 yazmıştım. Epey bir yanılma söz konusu oldu. Asıl değerler söz %7, ses %38 ve beden dili %55′tir. Şaşırtıcı değil mi? Şöyle bir düşündüğümde, ben de “Olur mu öyle şey?” demiştim. Halbuki mantığınızla düşündüğünüzde çoğu kalıcı kararınızı görsel şeylere verdiğinizi görürsünüz.
Örneğin az ilerde konuşan iki kişiyi izliyorsunuz. Konuşmaları duyma şansınız hiç yok. Yalnızca konuşmacın yüz ve beden dilini seyrederek bir şeyler anlamaya çabalıyorsunuz. Birisi ellerini konuya hâkim nitelikte kullanırken, diğeri ise ellerini hiç kullanmıyor. Doğal olarak başarılı konuşmacı olarak beden dilini iyi kullanan kişiyi beyniniz somutlaştıracaktır. Onu bir sonraki görüşünüzde o an anlattıkları hafızanızda canlanacaktır. Diğer konuşmacı yanınızdan geçtiğinde belki de farkına bile varmayacaksınız. Çünkü bu kişi diğeri kadar hafızanızda yer etmemiştir.
Canlı konuşmalarına şahit olduğum rahmetli eski Başbakan Bülent Ecevit beden dilini hiç kullanmazken, şimdiki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise beden dili konusunda ciddi bir eğitim almıştır. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı Ali Babacan ve diğer önemli isimler bu konuda ciddi eğitimlidir. AK Parti’nin belki de %47′lik seçim başarısı hitabet sanatının doğru kullanımındandır. (Halkı etkileme ve görsel iz bırakma tekniklerini yerinde kullanma gibi.)
Oysa bir Devlet Bahçeli yazısını önceden hazırlar, hiç beden dili kullanmaz ve canlı konuşmalarında daima kâğıda bakar. Oysa dinleyicinin dikkatini göz teması belirler. Konuşmacı ile ne kadar göz göze gelinirse dinleyicinin dikkati o denli artacaktır. İletişim aslında etkileşim demek değil midir?
Deniz Baykal yıllardır konuşmalarında “ıııı” demekten vazgeçmemiştir. Beden dilini en kötü kullanan liderlerden birisidir. Ciddi bir eğitime, dinamik bir kütüphaneye ihtiyacı vardır. Her fırsatta lâf dokundurmaya çalıştığı AK Parti lideri Erdoğan’ın ne yazık ki bu konuda altında kalmaya mahkûmdur.
Ahmet Şerif İzgören’in Dikkat Vücudumuz Konuşuyor isimli kitabı herkes için beden dili kullanımında basit bir başlangıç olabilir.